AJANS ÇERKEŞ

Süleyman Gültop Yazdı 'Çerkeş (4.Murat) Hamamı'

Süleyman Gültop Yazdı 'Çerkeş (4.Murat) Hamamı'

26 Eylül 2019 11:01

Çerkeş (4.Murat) Hamamı

Çankırı Çerkeş ilçe merkezinde bulunan bu hamamı XVI. yüzyılda Sultan IV.Murad tarafından yaptırılmıştır. Bu nedenle de hamama Sultan Murat hamamı ismi yakıştırılmıştır.

Hamam, Osmanlı hamam mimarisindeki çifte hamamlar grubundan olup, kadınlar ve erkekler kısmından meydana gelmiştir. Her iki bölümün planları da birbirinin aynısıdır. Soğukluk, sıcaklık ve halvetlerden meydana gelmiştir. Soğukluktan geçilen sıcaklık pandantifli iki kubbe ile örtülüdür. Bunun etrafında eyvanlar ve halvet hücreleri vardır. Bunların üzerini örten kubbeler trompludur. Hamam moloz taş duvarlardan yapılmıştır Deprem sonucu bazı bölümleri yıkılmıştır.

 

 Tarihi değerlerimizden Akmanlar Konağı, Fişek Ali Konağı ve diğerleri geçmişteki sosyal yapımızın ve yaşantımızı yansıtan birer ayna değil mi ?

Işıklar Konağı ve Sultan Murat Hamamı Belediye tarafından satın alınıp etrafındaki gece kondu görünümündeki yama dükkânlar kamulaştırılıp yıkıldıktan sonra gün yüzüne çıkartılmıştır. Bu benim nazarımda diğer tüm Belediye hizmetleri yanında Belediyenin dönem içindeki en büyük hizmetidir. Emeği geçen herkese bu memleketin bir ferdi olarak teşekkürlerimi sunuyorum. En yakın zamanda da bu iki değerimizin restorasyon işlerinin tamamlanacağını ümit ediyoruz.

Hamam bizim kültürümüzdür, geleneğimizdir. Bizler Sultan Murat Hamamına çocukluğumuz da annelerimizle, sonraları babalarımızla daha sonraları da arkadaşlarımızla giderdik. Eğer erkek çocuklar okul çağına geldiğinde götürülürse hamam görevlisi “ Babasını da getirseydiniz bari..“diye ikaz ederdi. O kadar çok şey var ki söylenecek. Hamam kültürü Kaybettiğimiz değerlerden biriydi.

Düğünlerimizin olmazsa olmazlarıydı gelin ve damat hamamları,  

 

Gelin Hamamı, Damadın sağdıç anası tarafından yapılmış olan halka (simit görünümünde yöresel ekmek), hazırlanan hamam bohçası içerisinde  çerez ve elma hamama gelenlere ikram edilmek üzere götürülür. Topluca hamama girilir. Damadın yakınları tarafından gelin yıkanır. Gelin göbek taşının etrafında ilahiler söylenerek döndürülür. Gelin yıkandıktan sonra Hamamın soğukluk kısmında elma ve halka ikram edilir. Gelin arkadaşları ve eş dost kız evine gider. Yemek yenir eğlence yapılır.

        

Damat Hamamı, Kız evi tarafından damat için hazırlanan hamam bohçası hamama getirilir. Damat ve arkadaşları topluca hamama girerek damadı yıkarlar. Bu arada büyük sinilerde getirilen kıymalı pide yanında gazozu ile beraber ikram edilir. Hamamdan çıkarılan damat aile yakınlarından veya evli olan arkadaşlarından birisi tarafından bundan sonra geleneklere göre oluşacak süreç hakkında bilgilendirilir

 

Anadolu da birçok yörede misafir ağırlanan yerdir hamamlar. Her birimizin o kadar çok anısı var ki hamamla ilgili.

 

Modernleşme süreci ile birlikte evlere girmeye başlayan küvetli ve duşlu banyolar, Türk kültür hayatında uzun süre önemli bir yer teşkil eden hamamların yerini almaya başlamıştır.

 

Her ne kadar günümüzde eskisi kadar rağbet olmasa da sadece yıkanmak için değil, yerleşmiş bir kültürü yansıtması açısından da çok önemli bir yere sahiptir                   

 

Hamamlarımız kubbeli yapısıyla sadece temizlenilen yer değil, aynı zamanda toplumsal hayatın vazgeçilmez bir parçası. Tellağı, natırı, külhanbeyi ile yaşayan ve kuşaklar boyu aktarılan bir kültürün simgesi hamam…

Aslında hangi açıdan bakarsak bakalım, Türk hamamı konusu yüzyıllardır cazibesini kaybetmeyen çok ilginç bir kültür olayıdır.

 

Olmazsa olmazları vardır hamamlarımızın. Yerli Uludağ gazozu gibi, . Lokum (yöresel ekmek),yanında elma gibi… Beyaz kalıp sabun gibi… Bu ve buna benzer tüm özellikleri ile yaşayan bir kültürdür hamamlar. Geçmişte kalmamıştır. Bugünde yaşıyor ve ümit ediyoruz ki yarında yaşayacaktır

Osmanlı’da hamam yapımı, medrese, cami, kervansaray, çeşme gibi mimari eserlerin yapımı kadar önemlidir. Hatta bir cami ya da başka bir eser yapılmaya karar verildiğinde evvelâ işçilerin yıkanması için hamam yapılırdı. Bizim Sultan Murat Cami ve Hamamı da öyle olmamışımı idi? Öyle ki, bir mimar ya da kalfa cami inşasından önce hamam yapılmasını bilmelidir. Aksi takdirde idamı ferman buyrulurmuş..

Şunun altını çizmemiz gerekir ki; atalarımızdan bize kalan bu kültür mirasımızı, sadece eski yapıları ile değil, sağlık, sosyal yaşam ve sanat değerleri ile de koruyup geliştirmek her toplumdan önce bizlerin görevidir

 

Şimdiye kadar anlattıklarımız tam olarak ne ifade etmektedir bilmiyoruz ama, umarız fil gözlerinden süzülerek kubbelerden içeriye süzülen  ışık demeti artık bizler için çok daha fazla şey ifade eder….

Ne demişler türkülerde “ Hamamdan mı geliyon da, boylarına maşallah

                                          Bizim evde gelin yokta sen olursun inşallah.”

 

Sağlık suları olsun ..Sıhhatler olsun…!

Hoşçakalın.

 

#süleyman #gültop #yazdı #dördüncü #murat #hamamı